GiRDAP
emre dinç
<< Tekilliğimin yeni bir gündönümü. Çoğalmaya olan ihtiyacım her zamankinden çok daha fazla. Sırtımı dayayacağım ne kaldı bilemiyorum. Çöküntüler devam ediyor. Saçlarımda beyazlar yerini almaya başladı. Uyumak için avans olsun diyerek balkonun kapısına hafif aralık veriyor, aşırı yorgunluğumu yanıma alıyorum...
devamını oku
emre dinç
<< Tekilliğimin yeni bir gündönümü. Çoğalmaya olan ihtiyacım her zamankinden çok daha fazla. Sırtımı dayayacağım ne kaldı bilemiyorum. Çöküntüler devam ediyor. Saçlarımda beyazlar yerini almaya başladı. Uyumak için avans olsun diyerek balkonun kapısına hafif aralık veriyor, aşırı yorgunluğumu yanıma alıyorum...
devamını oku
seyyah...
adem dönmez
Size hiç kimsenin bilmediği bir sırrımı söyleyeyim mi?
iyi bir sır tutucu musunuz?
Eminim ki öylesiniz.
devamını oku
adem dönmez
Size hiç kimsenin bilmediği bir sırrımı söyleyeyim mi?
iyi bir sır tutucu musunuz?
Eminim ki öylesiniz.
devamını oku
belkıs
İncecik lilyum… Aşkına göz kırptı son kez. Son kez. Nefesim dedi. Zaman deli bir tay gibi koşmaktaydı, geriye bakmaksızın. Son kez nefes… Hoşcakal dedi, bütün ılıklığıyla… Üç noktanın önünde ki ünlem ve soru işaretleri kibarca çekildi. O üç nokta her şeyin şahitiydiler. En sona ilişen nokta, anafor oldu, bütün sayfayı yuttu. Geriye kalanlar buharın cama yansıyan buğusu gibi, incecik aktı okuyanın gözlerinden.
devamını oku
nefes aşk veda
belkıs
Nefeslerin tüketildiği yerlere bir anıt gibi kondu iki aşkın ayrılık silüetleri. Mahşere kadar dili anlaşılmayacak bir kitabe işlendi anıta… Sadece rüzgârın çözeceği bir lisanla, simgeleştirildi aşkın alfabesi. Alfabeler boynu bükük bir kuğu gibi, ıssızlıkta asılı kaldılar. Artık mümkünü yoktu, duru sulara aksetmenin. Bir kere yazgı adıyla hecelenmişti Aşk hali. Sensizliğin ses haliydi bu. Yalın, belirgin ve bir tokat sesi kadar sahiciydi.
devamını oku
belkıs
Nefeslerin tüketildiği yerlere bir anıt gibi kondu iki aşkın ayrılık silüetleri. Mahşere kadar dili anlaşılmayacak bir kitabe işlendi anıta… Sadece rüzgârın çözeceği bir lisanla, simgeleştirildi aşkın alfabesi. Alfabeler boynu bükük bir kuğu gibi, ıssızlıkta asılı kaldılar. Artık mümkünü yoktu, duru sulara aksetmenin. Bir kere yazgı adıyla hecelenmişti Aşk hali. Sensizliğin ses haliydi bu. Yalın, belirgin ve bir tokat sesi kadar sahiciydi.
devamını oku